Dünyanın en sevilen sporlarından biri tenistir. Zira her yaşın sporudur. 7’den 90’a çok geniş bir kitle de onu izlemektedir. Başarıya ulaşanlara sağladığı geliri de göz önüne alırsak, çocuklarını tenis sporcusu yapmak isteyen ebeveynler de gittikçe artmaktadır. Artan takipçilerle birlikte tenis kulüpleri ülke çapında pıtrak gibi çıkmaktadırlar. Tenis, sektörde hatırı sayılır bir gelir kalemi olmaktadır. Uluslararası mücadeleler medyamızda gittikçe daha çok yer almaktadır.
Bunun başlıca etkeni ilk kez bir tenisçimizin dünya sıralamasında ilk 50 içine girmesidir.
Bunu sağlayan sporcu 24 yaşındaki Zeynep Sönmez’dir. Ama burası Türkiye! Bu kıza gereken sevgi ve saygıyı normal bir şekilde göstereceğimize ya Arş-ı âlâ ya çıkarıyoruz, ya da vur abalıya oluyor. Ne kadar lüzumsuz, bilimsellikten uzak abartılı sevgi saçmalıkları varsa ortada ! Ama 3 gün sonra başta sosyal medyada onca pislik kızın üstünde! Ne dopingi kalıyor, ne vatan-hainliği.
Sporla yegane ilgileri tv’den izlemek olanlar, tenis topunu rüyasında bile görmemişler, bilgi sahibi olmayı günah kabul eden kalbi atan bazı canlılar ona taktik vermeye çalışıyor. Tanrı aşkına rahat bırakın şu kızı. Buraya hanginizden icazet alarak erişti. 5 yıl önce Zeynep’ten haberiniz mi vardı? Hanginiz kondüsyoner, hanginiz tenis koçusunuz? Hanginiz yaşamınızda 10 kez bir maçı başından sonuna izlediniz? Hanginiz tenis-kurallarını en basit haliyle biliyorsunuz?
Günümüz tenis dünyasına “kurtlar sofrası” demek çok mütevazi kalır. Hele ki ilk 10 haricinde, arkadaşlık, dostluk halt etmiş. Yaşam kurgusu her oyuncunun kafasında bir sabit-fikir: Karşıdakini yenmek ! Burada ayakta kalmak bile zor…Değil ki ilk 50 arasına girmek.
Profesyonel tenis dünyasında, 3.6 milyon Sterlini(£) aşan ödül dağıtan bir grand-slam turnuvası oynayan hiç bir oyuncu, 125.000 dolar ödüllü turnuvaya katılmaz. Bugün ülkemizde cereyan eden WTA125 turnuvalarının şampiyonluk ödülü 15.000 dolar iken, Wimbledon’da sadece birinci tur ödülü 107.500 dolardır. WTA125’te şampiyon 125 puan alır, Wimbledon’da 2.000.
Yani Zeynep Sönmez Wimbledon’da iki tur oynayarak 170.000 USD kazandı. Şimdi bu kızcağız şampiyonlukta 15.000 dolar alacağı WTA125 turnuvasında oynar mı? Var mı böyle bir mantık. Siz olsanız oynar mısınız? Vatan millet Sakarya edebiyatına girmeye de hiç gerek yok.
Bu ülkenin ilk kez yıldızlığa yönelik basamaklarda sabırla yükselen bir sporcusu var. Sadece 24 yaşında. Yaptığı Spordur. Sporda apansız sakatlık ta var…Bu nedenle işin içinde erken-emekli olmak ta var! O zaman bu vatan millet edebiyatı ona destek olacak mı? Her hafta ona gani gani puan ve para kazandıracak bir sürü turnuva var. Seçkisi bol. Hepsinden öte, oynamış olduğu peşpeşe iki grand-slam sonrası dinlenmeye de hakkı yok mu?
Üstelik sporda olası bir mağlubiyette karşılaşılacak acımasız eleştirilerle yüzleşmek te var! “Kendi ülkesinde yenildi…Bir şampiyon olamadı. Yazıklar olsun” eleştirinin em hafifidir. Sanki şampiyonluk ona altın tepside sunuluyor!
Oynar mısınız? Vallahi de billahi de oynamam. Oynarım diyenin de alnını karışlarım. Hiç boşuna sallamasınlar! En başta oynarım diyenler kaçar!
Hadi canım sizde! Rahat bırakın şu kızı. Desteğiniz de eleştiriniz de sizde kalsın!
Çok kızgınım…Veda filan yok!
English